Kayıtlar

Öne Çıkan Yayın

Yarı Steril Alan

Resim
Herkese merhaba. Bu sefer size hastaneden merhaba diyorum. Bu aralar kah acil servis kah ameliyathane servisinde takılıyorum. Arkadaşımın icabı olduğu için ara sıra gidiyoruz. Çay, kahve içip muhabbet edip dönüyoruz.  Hayatımdaki en renkli şey şuanda bu.

Başka başka yerlerde görev yapan arkadaşlarımdan hep şunu duyardım; "insan kafa dağıtacak yer arıyor." Kendi içimden şöyle derdim: "Amaaan sanki kafa dağıtacak ne yapıyorlar." Ama şimdi anlıyorum. İnsan kafasına bir şey takıyorsa burada iki misli takıyor. Yanında 7/24 arkadaşların bile olsa yalnızsın. Geldim geleli en yoğun hissettiğim duygu bu benim. Kimsesizlik. Buraya ilk geldiğim hafta o kadar yalnız hissetmiştim ki okulda Atatürk'ün resmine bakıp "burada tek tanıdığım sensin" diye geçirmiştim içimden. İnsan kafasına her şeyi takıyor!!! En feminist arkadaşım bile artık evlilikten söz eder oldu. Farklı bir dünyaya giriyorsunuz aslında. Güven duymak istiyorsunuz. Bu artık anlaşılabilir bir şey beni…

Soğuk Bir Kış Günü

Resim
Herkese merhaba. Yoğun geçen bir dönemdeyim. Yeni arkadaşlar edindim. Başak, Tuğba ve Kübra. Başak ve Tuğba ile birlikte yaşıyoruz. Günlerimiz hayal kurmakla geçiyor denebilir. Neden bilmiyorum sürekli hayal kurarken yakalanıyoruz kendimize. Deli gibi gülüyoruz hallerimize. 

Onlar da olmasa ne olurdu bilmem. Seminerler başladı ve ilk seminerimizde bizi Bendi Mahi'ye ve Muradiye Şelalesine götürdüler. Donduk. Burası çok soğuk bir yer. Bazen -20 oluyormuş. Akşam 6 dan sonra hayat bitiyor. Geçen gün para çekmeye giderken bizi neredeyse kurt kapacaktı kurt..

İşte size okulumdan dağ manzaraları. Dostça Kalın.

herkes ve her şey detoksu

Resim
Herkese merhaba. Uzun zaman oldu değil mi?
Benim için de öyleydi. Oldukça yoğun günler geçiriyorum. Buralara alıştım sayılır. Ama buranın havası suyu beni çok çabuk etkiliyor. Nedendir bilinmez ama sanki gurbet olgusundan en çok ben etkileniyorum. Zorlanıyorum. Ankara'dan ayrılmadan önce bana başka şehirde yaşama fikri kolay gelirdi belki de bundandır bu kadar zorlanmam. Kolay değilmiş çünkü. Ailenin yanında olmaması, tanıdığın kimsenin olmaması, kültür ve anlayış farkları özellikle de dil farkı her şeyi etkiliyor.


Yeni arkadaşlar edindim. Biri öğretmen diğeri hemşire. Onlarla geçiriyorum tüm vakitleri. Yeni bir kitaba da başladım. İsmini sonra veririm. Zayıfladım ama iştahım yavaş yavaş açılmaya da başladı. Stresli günler geride kalıyor. Yerini vurdumduymazlık aldı.

Şimdilerde bende durum böyle. Peki ya sizler? Sizler nasılsınız? DOSTÇA KALIN..

YENİ BİR HAYAT

Resim
Herkese merhaba :) Uzun bir ara vermiştim ama döndüm. Van'dan yazıyorum sizlere. Yeni bir hayat başlattım şu sıralar. Çok yoğundum. Buranın havasına, suyuna, ekmeğine alışmak benim için çok zor oldu. Sabah 6 da kalktım kahvaltı yapmaya çalıştım ve her yediğimi geri çıkardım. İşkence gibi 1 haftadan sonra yavaş yavaş kendime geldim. 

1 aydır Van'ın bir ilçesinde öğretmenlik yapıyorum. Buraya dair en sevdiğim şey göl. Gökyüzü suya düşmüş, ucu bucağı görülmeyen bir göl. Dingin ve sade.

Bu kahveyi de Van'nın merkezinde içtim. Van AVM benim için Ankara artık. Orada başka bir dünya yaşıyorum. Evimin yakınındaki Taurus avm de gibiyim. Akşam eve ailemin yanına gidecekmişim gibi hissediyorum. 

İlk maaşımla aldığım ilk ürün bu. Wet n Wild Eyeliner ve Maybelline Eyeliner. Wet n Wild oldukça ünlü eyeliner konusunda bakalım görelim o vakit.

Farklı bir dünyadan dostça kalın.

Dikkat, Gastronomi İçerir!!!

Resim
Herkese merhaba nasılsınız? Sanırım tam 3 yıl önce Macaron ile tanıştım. O da şans eseri olmuştu. Sonrasında oradaki macarons d'antoinette standı kapanmıştı. Geçen yıl "Yemek Sepeti" vasıtasıyla eve sipariş vermiştim ama merakla sipariş verdiğim orman meyveleri, narlı olanlar ellerinde kalmadığı için tadamamıştım. Bu sefer istediğim tüm aromalara eriştim. En sevdiğim orman meyveleri ve  bubble gum sakızlı olan. Bu arada bu tatlılar badem unu ile yapılıyor. Yani buğday unu yok.


Bu aralar Avakado zirveye oturdu. İnsta story'lerde, Vloglarda her yerde. Nedeni aslında açık. Sağlık için çok faydalı ve doğal yağlar var. Şimdi benim avakado ile tanışmam yıllar öncesine varıyor. Antalya'dan bir poşet dolusu göndermişlerdi. Ama bazısı olgun bazısı değildi. Biz de tadını beğenmeyip çöpe dökmüştük. 🙈 Şimdi ise tek tek satın alabiliyoruz.  Neyse şimdi "markette olgun avakadoyu nasıl tanırsınız?" derslerine hoş geldiniz.😄 Öncelikli olarak elimdeki renkte olacak. …

Şeftali - Peach

Resim
Geçen hafta akşam üzeri. Yemeğe davetliyiz. Arabamızı marketin önüne park ettik. Ben içinde bekliyorum. Akşam üstü hareketliliğini bilirsiniz. İşten çıkanlar, okuldan dağılan öğrenciler, eve yetişmeye çalışan insanlar.. Tabii biz de gideceğimiz eve eli boş gitmemek için markete uğradık. Ben arabadan inmedim.
Üstü pes paye bir adam çarptı gözüme. Markete girdi bir şeyler aranıyormuş gibi yaptı çıktı. Sonra bırakılan alış veriş arabalarından birini yerine koydu. Önce bu adam acaba burada mı çalışıyor dedim. Sonra adam marketten çıktı ve meyve sebze bölümünün önünde beklemeye başladı. Onu izlediğimden haberi yoktu. Gözleri sürekli aynı noktaya gidip geliyordu. Kafamı yavaşça sağ arkama doğru çevirdim. Bir kadın ve yanında da bir çocuk. Onların da üstü başı kirli ve eski. Sonra adam onların yanına gitti.
Kısa bir süre sonra yaşıtlarından hayli küçük gösteren minik bir kız, markete doğru yürümeye başladı. O kadar sıska ve küçüktü ki bu kadar küçük bir çocuk nasıl yürüyebiliyor diye düşünd…

"Mutlu Olmak İstiyorum."

Resim
Hayattan ne istiyorsun sorusuna cevabın buysa  7 yaşındaki bir çocuk olmalısın. Hayattan bütün beklentim mutlu olmak idi. Dönüp baktığımda çok da mutsuz sayılmazmışım. Tek amacımız mutlu olmak mıydı? İnsanlığın tüm misyonu buymuş gibi yaşamıyor muyuz?
"Mutlu Olmak İstiyorum."  Ne kadar açık ve masum duruyor öyle değil mi? DEĞİL! Bencilce bir cevap.. Sekiz yaşındaki bir çocuk cevabı. Dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan "ben merkeziyetçiliğin" doruklarında bir cevap.  Gerek sosyal medya gerekse reklamlar sanki tek yaşam gayemiz buymuş gibi davranıyor. Sosyal medyada hayatlarımız harika! Her şey dört dörtlük. Mutluluktan ağzımız ayrılıyor. Hiçbir zorluktan geçmiyor, kavga etmiyor, kazık yemiyor, dibe çökmüyoruz. Hangimiz bugün b*k gibiyim adlı bir paylaşım yapıyor? En çirkin halimizi sosyal medyaya neden atmıyoruz? Çünkü atamayız.  Kendimizi varlıklı, huzurlu, aşık, yılın annesi, yılın iş kadını/erkeği göstermeye çalışıyoruz. İşin garibi mükemmel olmayan hayatla…