Kayıtlar

Öne Çıkan Yayın

Festo Al Dente Signore e Signori

Resim
Başlık mükemmel İtalyancamın eseridir. 😆😆😆
Herkese merhaba. Bugün sizlere kendi uydurduğum Pesto sostan ilham alarak yaptığım bir makarna sosunu paylaşmalıyım. Çünkü malum Cuma günü.

Pesto sos fesleğen sos. Hani şu Barilla'nın yeşil olan sosu. Onun gibi bir sos yaptım ama benimki FESTO
Fesleğen ve Ton balığı.


İşte malzemeler

Barilla makarna
Ton balığı
Sarımsak
Fesleğen
Ceviz
Zeytin yağı


İlk iş cevizi havanda eziyorsunuz.


Sonra içine 2 yemek kaşığı zeytin yağı, istediğiniz kadar fesleğen, 1 diş sarımsak(ezilmiş) katıp karıştırıyorsunuz. Sonra isterseniz bunlara ton balığını ekleyip tavaya alıp biraz kavurabilirsiniz. Daha akışkan olsun derseniz biraz su ekleyip pişirin. Ben pişirmedim.


İşte bu benim tabağım. Hayır 100 kilo değilim. Bu kilonun yarısından bir fazlayım.


Yan tarafımda bu mor çiçekler çıkmış keşke bizim bahçede de bunlar çıksaymış. Ama yok bana çalı çırpı.

Dostça kalın.

Biz hep rengarenk!

Resim
Herkese merhaba. Bugün paletten, cc kremden, vücut yağından, deodoranttan, dudak kaleminden, pudra ve lip stickten bahsedeceğim. Çünkü uzun zamandır makyaj bölümüne bir içerik paylaşmadığım dikkatimi çekti.
Yukarıdaki palet Sleek Sunset Renkleri harika. Yapısı da yumuşak ve sedefli.

En çok sevdiğim renk sol alttan 2,3,4 ve sol üstten 3.



Bu da gözlerimdeki duruşu. Tam sonbahar renkleri aslına ama yazın da kullanılabilir. Paletteki mavi renk hariç hepsi işe yarar. O maviyi ne yapacağız ya? Ne alaka anlamadım.👍👍👍

Gosh Conceal.
Yani kapatıcım. Maybelline kapatıcıdan daha hafif yoğunlukta bir kapatıcı. Bendeki orta rengi ama bence renk sıkalası biraz dar. Hepsi birbirine benziyor ve geneli açık. Ama kırışıklıklara dolma yapmadı. Hafif olduğundan parmakla uygulamak en iyisi. Arkasına basarak ürünü sıkıyorsunuz. Tükenmez kalem gibi yani. Bilemiyorum bu özellik bir eksi mi! 3 kez sıktığınızda ürün geliyor. Fırçasıyla sürüp dağıtıyorum. Memnunum denebilir.👍👎👍

Gosh pudra. Herkes renksiz p…

"Gönül kapalı bir evdir."

Resim
İşte size ilk Göktürkçe yazım. İlk yazdığım cümle ise şöyle: "Gönül kapalı bir evdir."
Göktürkçe okumayı öğrenmiştim ve artık yazabiliyorum. Yazabileceğimi düşünmezken farkettim ki yazabiliyorum. Bazı harfler latin harflerine benziyor. Mesela b harfi bunun tersi. Ya da ters h harfinin "ak" olması gibi benzerlikler çok.  Ayrıca hiyeroglif yazısına benzediği için de aynı harfi aynı şekilde benzetmeye çalışarak öğrendim gitti işte. En sevdiğim harfi düşünüyorum da sanırım "ö" harfini sevdim. Harf dediğin kendi belli edecek nerede olsa tanırsınız.  Şimdi okumayı öğrendim derken hobaa Göktürk Abideleri'ni okumaya başlamadım tabi. Ama o da an meselesidir.😉

Her yazımda bir kahve paylaşmasam blog'u kapatacaklarmış gibi hunharca kahve paylaşımı yapmaya devam ediyorum.

Bu da iftardan sonraki çay faslı. Gözlerim kocaman çıkmış ama aslına tüm gece kapalı sayılırdı. Baygın takılıyorum çünkü. Resimdekiler teyzelerim ve annem. 🙋
Dostça Kalın. Huzurlu Ramazanl…

Çilekli Güllaç Yaptım Çünkü Niye Yapmayım?

Resim
Herkese merhaba:) Bu sabah kendimi harika hissediyorum. Ben de iftarda yemelik çilekli bir güllaç yapayım dedim. Aslında  canım çilekli pasta çekiyordu ama çikolataya olan aşkım galip gelemedi. Bunu yaparken Arda'nın Mutfağı sitesinden faydalandım  ama normalde bu sitelerdeki tariflerin peşindeyim. Peki tariflerini kullandığım siteler hangileri? Damyskitchen ve yemek.com
Bu sitelerdeki tarifleri daha özgün buluyorum. Bilinmedik yeni tarifler ve daha ayrıntılı açıklamalar var. Eee benim de ihtiyacım olan ayrıntı.
 Şimdiden bon appétit !


Öncelikle çilekleri kesip temizleyin. 2 yemek kaşığı toz şeker, 2 yemek kaşığı mısır nişastası, yarım su çay bardağı suyu ekleyin ve ocakta kıvam alana kadar karıştırın.


Sonra karışımı rondodan geçirin. Soğumaya bırakın.


Bu güllaç paketinin arkasında yazıldığı gibi süte şeker koyup pişirin ve ılıkken her yaprağına bu sütü gezdirerek tamamını kullanın. Dolapta dinlenmeye bırakın.


Sosu ister benim gibi üzerine dökün, isterseniz de güllaç yaprakları di…

Melali Anlamayan Nesile Aşina Değiliz.

Resim
Siyah Kuşlar
Gurub u hun ile perverde olan kuşlar Kızıl kamışlara, yahut aba konmuşlar; Ufukta bir ser-i maktu u andıran güneşi Sükut u gamla yemişler ve şimdi doymuşlar. Ahmet Haşim
gurub: batış yakut ab: yakuta benzeyen su ser-i maktu: kesilmiş baş


Ahmet Haşim'in bu şiirinde tam bir dehşet tablosu var öyle değil mi? Her taraf kan gölü ve kuşlar kesik başa benzeyen güneşi yiyor. Siyah Kuşlar! Ancak karga olabilirler. Bu dehşet tablosuna martılar yakışmazdı herhalde.Belki de yarasalardır? Ama hayır gece tamamen çökmeden görebileceğimizi sanmıyorum onları. Göl Saatleri adlı şiirlerinden alıntı yaptım.

Bu dehşet tablosunu dahi nasıl güzel ve nazik bir izahla anlatmış değil mi? Şimdilerde ise şairler tüm bu nazik tabloları birer dehşet tablosuna çevirme yeteneğine muktedirler.😄

"Harabelerin, uzaktan gelen seslerin, natamam resimlerin, kaba yontulmuş heykellerin güzelliği hep bundadır. Hiçbir çehre hayalde görüldüğü kadar hakikatte güzel değildir.. ..Muhayyile, yarasa kuşu gibi…

Ha Leyli

Resim
Merhaba :) Sıkça dinlediğim iki Farsça şarkıyı paylaşmak istiyorum. Farsça tam bir musiki dili bence. Kulağa çok hoş ve uyumlu geliyor. Bakalım siz de öyle bulacak mısınız.




Farsça Hint- Avrupa dil ailesinden Asya koluna mensup.  Yani Hintçe, Ermenice, Tacikçe gibi diller arasında. Türkçe ile aynı dil ailesinden değil. Ama buna rağmen bazı kelimeleri tanıyacaksınız. (Dilimize giren Arapça Farsça kelimeler var olduğundan.)

çeviri ah ne guzel Ey giden kişi, kendinle kırılan bir kalbi götürdün Böyle benim cismimi fırtınaya bıraktın Ey defterime iptal mührünü basan Senden sonra neler gelmedi ki başıma? Bir zamanlar benim sığınağım, yaverim olan; Ey evrenin Allah'ı Nasıl inanayım? Gölgesi sonsuza kadar başımda olamadı, Benim ölümüme ve solmama güldü yavaşça.. Gittin ve görmedin sensiz kanadı kırık ve yorgunum Gittin ve görmedin sensiz nasıl kanadım kırık Gittin ve ne kadar kolay gönlümü ayak altına aldın Gittin ve bir anlık bile hayalin bırakmıyor beni Ey gönlümün aşina olduğu.. ben…

Mesele mühim

Resim
Herkese merhaba Geçen hafta kızlarla buluştuk. Neslihan ile beraber Bahçeli'de en en sevdiğim kafeye doğru yola koyulduk. Mülakat puanları açıklanacaktı. Dedim ki 87 ya da 88 gibi bir şey hissediyorum inşallah öyle bir şey değildir.(daha yüksek olması umuduyla) Hatta Erzincan hissediyorum garip şekilde dedim. Neden bilmiyorum tercihler Ağustosta hatta atandığım da belli değil. Ama his işte.

Oturduk oradan buradan sohbet ederken hoooop sonuçlar açıklanmış. 88 almışım. Ben şok! Sınav puanımdan 3 puan fazla sadece. Yıkıldım desem yeridir. Moral gitti. Benden daha az puan alanların önüme geçmiş( mülakatta daha yüksek almış) olması da cabası.

Gülecek halim kalmadı ama bıraktım Erzincan'ı Hakkari'ye razıyım şuanda. Neyse Hilal geldi de havamız değişti. Elimi karnına koydum ve bir hareketlilik. Hilal şok! İlk kez biri hissetmiş bizim minik meleği. Yolun ortasında birbirimize sarılıyoruz Hilal'in karnına dokunuyoruz. İsimlerden konuşuyoruz. Yepyeni heyecanlar bunlar. Hayatımı…